Yapacağım seyahatlere göre kitap seçmeyi hep sevmişimdir. Gideceğim ülkenin kültür ve tarihiyle ilgili bilgi edindikçe gezi daha da keyifli, büyülü bir hal alıyor; öğrendiğim, okuduğum şeylerin izlerini o şehrin bir köşesinde görüp rastgele bir sohbette duydukça bulmaca çözüyormuş hazzı duyuyorum…

Yunan mitolojisiyle ilgili daha öncesinde okuduğum kitaplara ek olarak daha önceki iki Atina gezim esnasında Yorgos Seferis’in “Üç Kırmızı Güvercin” kitabını, Sappho’nun “Nedir Gene Deli Gönlünü Çelen”, William Stearns Davis’in “Eski Atina’da Bir Gün” kitabını ve tabii ki Nikos Kazancakis’in “Zorba”sını zaten okumuştum (Tüm bu kitaplardan da zamanla bahsederim diye düşünüyorum.).
Yunan mitolojisi ve Antik Yunan gündelik yaşamıyla ilgili olarak okunabilecek eeen basit ve çok temel dört kitabı aşağıda paylaşıyorum.
1- Edith Hamilton’ın 1942 yılında yazdığı; Ülkü Tamer’in Türkçe’ye çevirdiği ve Varlık Yayınları tarafından basılmış Mitologya. Yunan Mitolojisine dair neredeyse her şeyi, belli kategorizasyonlar çerçevesinde çok basit bir dille anlatıyor.

2- Günışığı Kitaplığı’nın Köprü Kitaplar Dizisi’nden, Azra Erhat tarafından yazılmış Troya Masalları. Bu dizi pek çok önemli konuyu çocukların okuyabileceği haliyle anlatıyor. Bu kitapta da Troya Savaşı etrafında gelişen Yunan mitlerini masalsı bir dille aktarıyor. Okuması çok keyifli, kısacık bir kitap.

3- William Stearns Davis tarafından 1914 yılında yazılan Eski Atina’da Bir Gün, Ezgi Karaca çevirisiyle Liberus Yayınları’ndan. Antik dönemde bir Yunan şehrindeki yaşamı her detayıyla anlatan, arkeolojik alanları gezmeden önce kesinlikle okunması gereken bir kitap.

4- Yunan Tanrılarının ve Tanrıçalarının doğuşunu, oluşumunu; kendi içlerindeki mücadelelerini anlatan, Hesiodos’tan Theogonia. Benim elimdeki baskı İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan Azra Erhat ve Sabahattin Eyüboğlu çevirisi.

Bu yıl yapacağım üçüncü Atina seyahatim için haberdar olmadığım farklı Yunan yazarları araştırmaya çalıştığımda ise pek yeni bir isim çıkmamıştı karşıma.
Ben de Yunan edebiyatının biraz kıyıda köşede kalmış eserlerini bulabilmek umuduyla Aslıhan Pasajındaki sahaflara bir göz atmaya karar verdim. Uzun zamandır sahaf dolaşmamış, sözde vakit bulamamış biri olarak o kadar pişman oldum ki bu bahaneyle kendimi mahrum ettiğim kitaplar için. Beni inanılmaz heyecanlandıran kitaplarla karşılaştım ve bu sayfada bahsedeceğim ilk kitap da işte bu sahaf gezimde bulduklarımdan biri olacak.
Leave a comment